İlk Kitabımız: Mavi Fil Bobo

with Yorum Yapılmamış

 

Mavi Fil Bobo

Arpa Kitap çocukların yaşama sevincine katkıda bulunmak amacıyla; daha bilinçli, farkındalığı yüksek ve özgüvenli olmalarını sağlamak için yola koyuldu. Tüm dünyadan katkılarla..

Yaş grubuna özel ve uygun hazırlanan ilginç bilgi, söz ve resimlerle, Arpa kitapları çocukların çok yönlü düşünebilen, özerk ve yaratıcı birer yetişkin olmalarına yardım eder. Kitabı okurken çocuklar eğlenir, farkında olmadan kişisel gelişimlerine destek alır ve evrensel temel değerlerle, sosyal kuralları öğrenirler.

Her kitabımızın arkasında yetişkinler için iletiler de yer alıyor. Büyüklere yönelik hazırladığımız bu iletilerde, her kitap ile bir temayı eşleştirmekteyiz. Arpa Kitap’ta yayınlanan resimli kitaplarımız elbette öncelikle çocukların; bu yüzden büyüklere mesaj bölümümüzü mümkün olan en kısa şekilde ele almak istedik. İşlenen her tema ayrı bir kitap konusu, biz sadece çocuk için en önemli olduğuna inandığımız noktalara ışık tutmakla yetindik. Bir temayı işlerken gerçek yaşamdan örneklere, hikayelerimizde kıssaden hisselere, metaforlara yer veririz. Böylece çocuk eğitimine destek olmayı hedeflemekteyiz.

Olumlu etkileşim için, temel yönelişler kadar ayrıntılar da önemli. Yoğun günlerimizde gözden kaçabilen ve kitaplarımızda yer alan bilgiler, ipuçları ve örnekler, ailelerimize ve eğitime destek niteliğinde. Sizin için özverili bir Danışma Kurulu oluşturduk. Türkiye’nin çocukları, geleceğimiz için.

Çocuklarımızın daha mutlu ve başarılı bireyler olmalarını candan istiyoruz. Bir nebze de olsa katkımız olabilirse, ne mutlu bize.

Keyifli okumalar…

Nurgül Şenefe
Çocuk İçerikleri ve okul öncesi çocuk kitapları uzmanı
Girişimci İş Kadını
Anne

deniz-bobo-okurken1

BÜYÜKLERE NOT:

Mavi Fil Bobo’nun öyküsü pek çoğumuza tanıdık gelir: Kitabımız temelde, sürekli bir başkası olmak isteyen, ama kendisini bir türlü beğenmeyen Mavi Fil Bobo’un öyküsünü anlatıyor. Her birimizin kendisinde beğenmediği, mutsuz eden ya da keşke dediği bir yönü, huyu, özelliği vb. vardır. Bobo da bir arkadaşının karakterine, bir diğerinin hızına, bir başkasının da çizgilerine hayrandır. Oysa her bireyin kendine özgü farklı, onu özel kılan bir yönü mutlaka vardır. Şanslıysak çocukluk dönemimizden itibaren bize sağlanan güven ortamı sayesinde ya da büyüyünce yaşadığımız bir deneyim ile bu güçlü yönümüzü fark etme şansı yakalarız. Tıpkı yardımsever Mavi Fil Bobo’nun ormanda çıkan bir yangında başardıkları sayesinde kendi benliğine odaklanması, güçlü yanlarını keşfetmesi gibi. Bu deneyim sonucunda kendi değerinin farkına varır. Bazılarımız ne yazık ki kendisini özel kılan niteliklerinin hiç farkına varmadan yaşayıp gider. Bobo’nun yangından önceki halinde olduğu gibi.

GÜVEN ORTAMI, ÖZGÜVEN, KENDİ OLMAK

YAŞAMDAN ÖRNEKLER:

Örnek 1: Mina (7 yaş) Satranç turnuvasına katılır. Üç elemede de daha düşük puan alır. Benzer durumu yaşayan başka çocuk ağlar, mutsuz olur. Özgüveni yüksek, kendisiyle mutlu Mina ise şöyle der: “Yarışmak daha önemli değil mi, anne? Kaybettim ama antrenman yapar, gelecek turnuvada daha iyi oynarım.”

Örnek 2: TEOG sınavına hazırlanan Ahmet (13) sınavdan 80 alır. Sevinçle eve gelir. Annesi “100 alan var mı?” diye sorunca, çocuk sinirlenir, “Bir daha size bir şey anlatmam!” diye tepki verir. Ailesi ile yaşamak istediği, 80 almanın gurunu yaşayamaz.

Bu örnekte anne farklı davransaydı:

Ahmet sevinçle eve gelir:

– Deneme sınavından 80 aldım.
– Aferin, kutlarım, oğlum. Peki bundan sonraki ilk deneme sınavından kaç almak istersin?
– 85 almak istiyorum.
– Peki, bu zamana kadarki çalışma biçiminle 80 aldın, 85 almak için ne yapmayı düşünüyorsun?
– Daha önce yalnızca soru çözüyordum, artık konuyu anlamak için de çalışırım.
– Tamam, canım, benden istediğin bir destek olursa buradayım.

Anne çocuğa başkası ile karşılaştırmadan yaklaşırsa, çocuk zaten çıtayı yükseltmek için çaba harcar.

Örnek 3: Bir eğitimci öğrencisinin 30’luk kağıdına yanlışlıkla 80 yazar, öğrenciye verir. Öğrenci 80 aldığını görünce sevinçle öğretmene gelir: “Hocam, çok mutluyum, çalışmıştım ama sınavda karıştırdığımı sanmıştım. Bundan sonra daha da çok çalışacağım,” der.

Çocuğa olumlu mesaj vermek çok önemlidir; olumlu mesaj yanlışlıkla verilse bile güçlü etki yaratır.

Güven Ortamı, o ortamda bulunan insanların rahatlıkla kendini ifade ettiği, olduğu gibi kabul edildiği; yargılanma endişesi olmadan, duygu ve düşüncelerin rahatlıkla paylaşılabildiği ortamdır.

Özgüveni yüksek çocuk, anne-babanın, öğretmenin, arkadaşlarının onayladığı gibi olmak, kendisinden gurur duymalarını sağlayacak şeyler yapmak telaşına, kaygısına düşmez.

Her birey farklıdır.

Her bireyin güçlü özellikleri birbirinden farklı ve anlamlıdır.

Bir çocuk ancak kendisiyle karşılaştırılır.

Çocuğunuza, bir başkasının güçlü özelliklerine ulaşma hedefi vermek yerine, kendi güçlü özelliğini fark edip, geliştirebileceği ortamı sağlamak çocuğunuzun geleceğine yapacağınız en büyük yatırım olur.

Çocuğunuzun çevresinde kendisinden bazı konularda daha başarılı, düzenli, yetenekli, daha güzel vb. gördüğünüz (ve gördüğü) kardeşleri, kuzenleri, arkadaşları olabilir. Ne var ki,

Özgüveni yüksek çocuk bu farklılıklara rağmen kendisiyle mutludur, kendi güçlü yönlerine odaklanarak başarılı olur.

Çocuk bulunduğu her ortamda, davranış, söz ve giyimiyle kendini ifade etme çabasında olur. Çocuğun bu çabasını pekiştirebileceği sağlıklı ortamların oluşmasında ise, en çok birlikte vakit geçirdiği büyükler -yani aile ortamı (anne-baba, dede, büyükanne vb.) ve okul ortamı (sınıf ve branş öğretmenleri)- çok önemli rol oynar.

Çevresindeki büyüklerin çocuğa vereceği olumlu mesajlar ve kıyaslama yapılmayan ortam sayesinde çocuk

sevildiğini, güvenildiğini bilen,
yaşama sevinci duyan,
özenle davranan,
kendisini keşfedebilen, geliştirebilen,
herkesin hakkına saygılı,
kendi haklarını savunabilen,
araştıran, sormak istediklerini sorabilen,
olumlu amaçlar yönünde adım atabilen
söylemek istediklerini söyleyebilen,
esprili, meraklı, eleştirel, öz eleştirel,
kendisi olmaktan kıvançlı, gelişmeye açık,
öz güveni yüksek
bir kişi olarak yetişir.

Soru, görüş, ilginç deneyim ve anılarınızı lütfen bizimle paylaşın. Böylece büyük bir aile gibi birbirimizden öğrenebiliriz…

Ömer Uzun, Nurgül Şenefe